BAYRAMDA YUNAN ADALARI MI? EGE & AKDENİZ SAHİLLERİ Mİ?
Dünyalı bunu
biliyor onun için Güney Amerika’dan Kapadokya’ya, Norveç’ten Girit’e,
Amerika’dan Hindistan’a seyahati göze alıyor. Biz şanslıyız o kadar uzaklara
açılmamız şart değil. Zira içinde bulunduğumuz coğrafya dünyanın en kıymetlilerinden
biri. Çünkü bizi hiç terk etmeyen müthiş ikilimiz var: Güneş ve Deniz.
İster kendi sahillerimizde kilometrelerce cirit atın, ister ülkenin iç
kesimlerindeki bakirliği keşfedin, ister de yarım saatlik bir seyahatle başka
ülkelere bir göz atıp gelin.
Bunun için zaman var,
bayram tatili tam dokuz gün. Ancak bütçe var mı?
Bütün dünya gibi
biz de tatil için en az harcama ile, en iyiyi arayıp duracağız ve eğer denk
getirirsek, birkaç gün bir soluklanacağız. Zira, ekonomik gündem, savaşlar ve
bizdeki seçim süreci hemen hepimizi yordu artık. Bence seçimin hemen ertesi gün
öncelikle siyasiler birkaç gün tatil yapsın, dinlensinler. Dertleri, sorunları
çözmek için onların ruh ve sağlık durumunun iyi olması gerek. Bizler de
vatandaş olarak aylardır seçim sürecinin sarmalında yuvarlanıp duruyoruz.
Üstüne bir de ekonomik çalkalanmalar hepimizi çok yordu. Tek çaresi var: birkaç
gün başka diyarlara gitmek, yani tatil yapmak.
Biliyorum, hemen
hangi bütçeyle ? sorusu sorulacak.
Önden size bir
tüyo vereyim, beklentinizi belirleyip, eğer buna göre biraz araştırırsanız hepinizin şartlarına uygun
tatil imkanı yaratmak mümkün. İlk yapılması gereken bütçeyi belirlemek.
Ardından bu bütçeye göre kullanılacak araç, gidilecek tatil bölgesi, kalınacak
konaklama ve gezilecek yerler tespit edilebilir.
Bu bayram 20
milyon kişinin seyahate çıkacağı ve 100
milyar tl harcama yapacağı tahmin ediliyor. Yani bütün şartlara rağmen her beşimizden
biri bu bayramda yollarda olacak.
Yurt içinde her
yerden her yöne hareket olacağı kesin. Ege’den Karadeniz’e, Marmara’dan ,
Güneydoğu Anadolu’ya memleket dolu dolu gezilebilir. Yurt dışında da malum popüler destinasyonlar
gezilecek. Şu aralar en gündemde olan ise Yunan Adaları.
Ada tatiline bir göz atalım;
Adalarda tatil yapmanın ülkemizdeki alternatiflere göre avantaj ve dezavantajları mevcut. Bunun için tatilcinin beklentisini bilmesi ve ona göre karar vermesi en doğru seçim olacaktır. Zira tercihin sadece bütçeye uyması yeterli değil.
Adaların belli
başlı ortak avantajları, otel dışında lezzetli ve ucuz yiyip içme, daha ucuza
konaklama , daha ucuza araba kiralayıp gezebilme ve ortam değiştirmek olarak
sıralanabilir.
Olumsuz
olarak ise, Nisan da henüz sezona
başlamamış olmaları, ve bir çok yerin kapalı ya da tadilat aşamasında olması,
otellerin eski olması, feribot yolcuğunun havaya bağlı olması ve özellikle
Yunan tarafında uzun süren beklemelerin hesaplanması, odabaşı ilave olarak
ödenmesi gereken Eko Vergisi , vize süreci ve maliyeti.
Bayramda Yunan
adalarına gideceklere naçizane tavsiyelerim:
Nisan ayında
adalarda turizm sezonu bizdeki gibi henüz hareketli değil, bir çok yer hala tadilatta
ya da kapalı olabilir. Bu hakkınızı yüksek sezonda kullanın.
Kapıda Vize
uygulamasının da prosedürleri var, Konsolosluk için hazırlanan bütün evrakların
hazırlanarak kapıda verilmesi gerekiyor.
Vize için 60 €
ödenmesi gerekiyor.
Feribot ulaşımı
için adadan adaya ve güne ve saate göre değişmekle birlikte 40-80 € arası bir
maliyeti düşünmek lazım
İyi bir 4
yıldızlı otelde günlük kişi başı oda kahvaltı 50 €- 70 € konaklama için
bütçelemek lazım. Çok daha yüksek ve daha düşük fiyatlarda konaklama tabii ki
mümkün.
Aman dikkat
!Yunanistan Otellerinde 1 Marttan itibaren Eko Tax adında extra bir vergi
ödeniyor. 5 yıldızlı otel için odabaşı günlük 10 € , 4 yıldızlı otel için 7 €
yani bir hafta için 5 yıldızda 70 € ayrıca ödenmesi gerekiyor.
Nisan henüz deniz
mevsimi değil, oteller de bizdeki gibi tam teşekküllü olmadığı için bir araba
kiralayıp gezmek en iyisi. Benzin pahalı
ama mesafeler kısa. (2 € )
Adalar küçük
çocuklar için pek cazip değil.
Zeytinyağı, bal,
sakız ve ev rakısı en önemli ürünleri.
Giderseniz Yunanlılardan
dedelerinin Türkiye ile ilgili hikayelerini dinlemeyi ihmal etmeyin.
Bir Yunanlı dan
duymuştum ‘Türkler Turizmde köpekbalığı gibi, biz ise deniz kaplumbağasıyız’
Bizdeki esneklik
ve yaratıcılık Yunanlılarda tasavvur bile edilemiyor. Atina havalimanını
yıllardır bitirmeye çalışıyorlar, biz bu arada İstanbul Havalimanını yaptık.
Hipokrat Bodrum'da doğsaydı ne olurdu bilemiyorum.
Onlar sanki bize göre daha kanaatkar, daha aza
razı, kasımda dükkanı kapatıp Atina’ya gidiyorlar, nisana kadar dinleniyorlar.
O yüzden Yunanistan hiç
ama hiçbir zaman turizmde Türkiye’nin rakibi olmayacaktır. Kafalarında da böyle bir şey
yok zaten.
Özetle eğer ' biraz hava
değişimi olsun, basit ve hesaplı bir otelim olsun, biraz çevreyi gezip
dolaşayım, güzel yemekler yiyeyim' diyorsanız herhangi bir Yunan adasında
kendinizi iyi hissedersiniz, yok ' Nisan güneşinde sahildeki şezlongda
kendimi biraz şımartayım ve her şey dahilin dibine vurayım' derseniz Ege ya da
Akdeniz’de bir yerler size göre.
Yani yemeği
içmeyi, gezmeyi tercih ederseniz Adalara, dinlenmeyi tercih ederseniz bizim
sahillere yönelin. Maliyet olarak ikisi
birbirine denk geliyor. Adaların fiyat avantajı Vize, Feribot, Otel vergisini
koyunca kayboluyor.
Ha Yunan adaları,
ha Akdeniz sahilleri mümkünse bu bayram bir hava değişimi yapın !...
.
Yorumlar
Yorum Gönder