ANTALYA’NIN ÜÇ SINAVI
Kalbimizden girip, sırtımızdan çıkan bir ok gibi içimizi dağladı güneydoğu depremi. Günlerdir yaşanan trajedi uzak yakın, millet, dil, din farkı olmaksızın herkesin yüreğinde onarılması zor, kalıcı ağır hasarlar yarattı. Yedi gündür gördüklerimiz, duyduklarımız, okuduklarımız karşısında gözyaşı pınarlarımız kurudu. Onca insan hayatından, ailesinden, yuvasından kopunca, uzaklarda çaresizce çırpınan bize yaşamak zehir oldu. Üşümekten, acıkmaktan, yemek yiyebilmekten, yatağımızda rahat uyuyabilmekten utanır olduk.
Toplam iki dakikalık iki deprem bizde böylesine derin
izler bırakırken, bölgedeki milyonlarca insanın yaşamını nasıl tarumar ettiğini
tasavvur bile etmek zor. Yuvalar yıkıldı, hayatlar durdu, hayaller söndü. Canını
kurtarabilenler gözleri önünde harabeye dönen evlerine gözyaşları içinde son
bir bakış ile veda edip, kendilerini daha güvende hissedebilecekleri bilinmez
diyarlara doğru yola çıktılar. Otobüslerle, arabalarla, kamyon kasalarında kim
ne bulduysa göçtüler Ata topraklarından. Gözünüzün önünde evinizin enkaza
döndüğünü ve çaresizce bunu seyrettiğinizi düşünebiliyor musunuz? Acının insan
yüzüne oturması bundan daha ağır olabilir mi?
Bütün ülke birlik olup gönüllerini, yüreklerini,
sofralarını, kapılarını açtı insanlarımıza. Şehirler misafirhanelerden, yurtlara,
otellerden, lojmanlara konaklama imkânlarını seferber ederken, sadece ceketini
alıp gelebilmiş olan depremzedelerin ihtiyaçlarına zamanla yarışarak canhıraş
bir şekilde yetişmeye çalıştılar.
Antalya, hem bölgeye yakınlığı ile, hem konaklama
kapasitesi olarak bu desteği verebilecek en önemli şehirdi. Henüz depremin ilk
günlerinde Antalya’ya başlayan göç, gün geçtikçe arttı ve birkaç gün içinde
yaklaşık 50 bin depremzede organize veya bireysel olarak Antalya’ya geldi.
Otellerin büyük bir kısmı kapalı veya tadilatta olduğu için ancak açılabilecek
durumda olanlar kapılarını açtı, faaliyetteki otellere de imkanlar dahilinde
misafirler yerleştirildi.
Hala üzerlerinde deprem korkusu olan insanların
kendilerini güvende hissedecekleri yeni yerleri hızlıca koordine etmek ve onların
bundan sonraki süreçte ihtiyaçlarına cevap verebilmek için bütün şehir
koordineli bir şekilde çalışmaya başladı.
Antalya bu kış savaştan kaçıp gelen Rus ve Ukrayna
vatandaşlarına kapılarını açmıştı. Bugün de depremzedelerin derdine derman
olmaya çalışıyor. Bir kaç yüzbin bin kişi
kendini güvende hissettiği Antalya’da geçirecek bu zorlu kış günlerini.
Kiev’li ,Hatay’lı ,Moskovalı, Adıyaman’lı aynı sokaklarda yürüyüp, aynı
yerlerde alışveriş yapıp, yaşadıkları kabus dolu günleri unutmaya çalışacaklar.
Artık şehrimizde daha sık göreceğimiz 01, 02, 21, 27, 31,33, 44,46, 63,79,80
plakalı araçlara yardımcı olacağız.
TAMER
On iki milyon nüfuslu alana yayılan deprem, kendisi
bizzat içinde olmasa da bütün ülkedeki insanları bölgedeki eşi dostu, akrabası,
arkadaşı vasıtası ile derinden etkiledi. Depremin yarıklarından yürekleri
sızlatan, hepsi birbirinden hüzünlü, birbirinden trajik on binlerce hikâye
saçıldı ortaya. Tamer’le birlikte bizimde yüreğimize bir iyilik hikâyesi saplandı. Yardımseverliği ile, fedakârlığı ile,
çalışkanlığı ile, işine olan saygısı ile, kurduğu mükemmel arkadaşlık
ilişkileri ile sadece Antalya’nın değil, bütün ülkenin en sevilen
Rehberlerinden Tamer Özdoğru’yu eğitim gezisinde öğrencileri ile birlikte
Adıyaman’da kaldığı otelde kaybettik. Henüz gezinin başındalardı ve 6 Şubat
sabahı gün doğsaydı belki de öğrencilerini Nemrut’a çıkarıp Kral Mezarlarını
anlatacaktı.
Hayatını tamamen öğrenmeye ve öğretmeye adamış, böylesine
yardımseverlik için çırpınan çok az insan tanımışımdır. Geçtiğimiz günlerde köy
okullarından onlarca ilköğretim öğrencilerini Antalya’ya getirip onları Müzede
gezdirmişti. Hedefinde birkaç bin öğrenciyi gezdirmek vardı. Kitap kurdu sanki
onun için bulunmuş bir kelimeydi. Evini bir kütüphaneye çevirmişti. Bulunması
zor olan birçok kitabı ne pahasına olursa olsun bulup, çoğaltarak
arkadaşlarıyla paylaşırdı. Onun adına kuracağımız bir Kütüphane ona verilecek en
güzel hediye olacaktır.
İçimiz yanarak Tamer’e veda ediyoruz. Depremin ilk
anından itibaren bölgeye koşup enkazın başında nöbet tutan, ARO Başkanı Mustafa
Yalçınkaya ve Yönetim Kurulu Üyesi Volkan Lubiewski ile, can dostları Kayhan
Şaylan, İbrahim Genç ve Mesut Güvenç’e fedakar arkadaşlarına gösterdikleri vefa
için ne kadar teşekkür etsek azdır.
‘Sevgili Tamer hep kalbimizde kalacaksın !’
Antalya bu zorlu süreci de başarı ile yönetecek tecrübe
ve isteğe sahip. Deprem sabahı 05:00 sularında Türkiye’nin dört bir yanında
birileri acilen neler yapılması gerektiğini, bölgelerindeki durumu ve
ihtiyaçları konuşuyordu. Birkaç yıl önce kurulan Turizm Gönüllüleri Platformu 6
şubat sabahından itibaren gündemini tamamen Depreme çevirerek birkaç gün içinde
binlerce kişi ile bir çok depremzedenin derdine derman olmaya çalıştı ve hala
çalışıyor.
Hepsi turizmci olan gönüllüler Whats up ile kurdukları
iletişim ağı ile onbinlerce kişinin sesi olarak AFAD, AKTOB, TÜRSAB ve bir çok
STK ile birlikte bu zor süreci yönetmeye çalışıyor. Güngör Gürel Başkanlığındaki
bu dev ekip mesai saati, hafta sonu gözetmeden aralıksız çalışıyor ve gün geçtikçe
daha büyüyor.
Ticari hiçbir faaliyeti olmayan platform üyeleri gönüllü çalışacak
herkesi kendi çatıları altında birleşmeye çağırıyorlar. Deprem sonrası deprem
kadar zorlu bir süreç bizi bekliyor, doğru yönetmek insanları tekrar hayata
döndürmek kolay olmayacak, bu yüzden turizm gönüllülerinin daha yapacak çok işi
var. Hani diyorlar ya ’zaman birlik olma zamanı’ Turizm gönüllüleri aynen onu
yapıyorlar.
Geçtiğimiz yıl dünyanın en çok turist ağırlayan tatil
destinasyonu Antalya, sadece tatil ile değil, insani konulardaki katkısı ile dünya
kamuoyunun gündemine adını altın harflerle yazdırıyor. Üst üste yaşanan
Pandemi, Savaş ve Deprem Antalya’nın kalbine düştü. Sanırım dünyanın hiçbir
turizm bölgesi son bir yıl içinde böylesine ağır üç krizi art arda
yaşamamıştır. Pandemi, ardından Rusya-Ukrayna savaşı sürecini çok iyi yöneten
Antalya, şimdi Depremzedelere kapısını açarak bu başarılarını insani bir el
uzatışla taçlandırıyor.
Antalya bunun üstesinden gelerek, tarihe geçecek bir
misyonu başarı ile gerçekleştirecektir.
Yorumlar
Yorum Gönder