İÇİNDEN TIR GEÇEN ANTİK KENT
Kültürel zenginlikler açışından ne kadar da şanslıyız! Ülkenin her bir köşesine gelincikler gibi serpiştirilmiş birkaç bin yılı belgeleyen birbirinden değerli yüzlerce antik şehrimiz var. Bizler bu mirasa konmuş nesil olarak, onları koruyup gelecek kuşaklara aktarmak, ülke ve insanlık tarihine katkı sunmakla yükümlüyüz. Dünyada pek az ülkenin sahip olduğu bu zenginliğe sahip çıkmak ve korumak ülkede yaşayan bireyler olarak hepimizin ortak sorumluluğundadır.
Kültürel değerleri korumak, kaçırılmasını ve
ticaretini önlemek için yasamız var. 2863 sayılı yasa önemli cezai yaptırımlar
içeriyor. Bir turistin yurt dışına bir sikke kaçırmasının bile 5 yıla kadar
hapis cezası var. Bir yandan var olan eserlerimize sahip çıkmaya çalışırken,
bir yandan da yurt dışına kaçırılmış eserlerin ülkemize getirilmesi ile ilgili
yoğun bir çaba içindeyiz. Ülkemize son yıllarda geri kazandırılan eserler
önemli bir kültür hazinesi oluşturuyor.
Bu konuda yüzümüz gülerken, var olan eserlerimize
sahip çıkma konusunda aynı hassasiyeti gösteremiyoruz. Öncelikle sahip olduklarımızı korumalıyız.
İşte burada gözden kaçırdığımız birçok değerimiz var.
Bence bunun en önemli örneği 2009 yılından beri
UNESCO Dünya Mirası Yedek Listesinde olan Perge şehrinin içinden geçen yol ile
verdiğimiz hasardır. Şehrin en az iki bin yıllık en değerli iki eseri olan
Tiyatro ve Stadyum arasındaki yolun araç trafiğine açık olması ve hatta yüksek
tonajlı araç ve tırların şehrin tam ortasından geçmesi bu nadide eserlere
zulümden başka bir şey değildir. Yüz yıllara, doğal afetlere, savaşlara direnen
bu eserler gün içinde geçen yüzlerce aracın yarattığı titreşim ile büyük
tehlike altında. Özellikle TIR ların yarattığı deprem etkisi korkunç bir hal
almış durumda.
Elimde ne desibel ölçümü, ne de yıllardır süren bu
uygulamanın verdiği hasar tespit raporu var. Ama her gidip gördüğümde bizzat
yaşadığım, tecrübe ettiğim gerçekler var. Her Tır şehri sallayarak geçiyor. Akdeniz’in
en önemli kültürel hazinesini bu şekilde koruyup, gelecek kuşaklara iletemeyiz.
Bu yolun Aksu’yu iç köylere bağladığını ve
transport için gerekli olduğunu biliyorum. Bunu gayet iyi anlıyorum. Ancak
günümüzde bunun bir başka çözümü mutlaka olmalı. Tek alternatif, antik şehrin
kalbinden geçen yol değildir.
Ayrıca estetik olarak da antik dünyaya adım atmak
için ziyarete başlayan bir misafirin önünden geçen kamyonlar, kötü bir görüntü
oluşturuyor. Oldukça sessiz ve sakin olan bu bölgede araçların gürültüsünü ve
draft atmaya çalışan gençleri de üstüne ekleyin lütfen.
Perge başından beri Türk Arkeologların kazdığı
nadir şehirlerimizdendir. Prof. Dr. Arif
Müfit Mansel, Prof. Dr. Jale İnan
ve Prof. Dr. Haluk Abbasoğlu şehrin
bugünkü görüntüye kavuşmasında büyük emek sarf etmişlerdir. Arkeologlarımızın
yıllarca, güneşin altında ellerinde fırça ile tozun toprağın içinde kazıp tek
tek gün ışığına çıkardığı bu değerlerimize gözümüz gibi bakmalıyız.
Yıllarca restorasyonda olan Tiyatro tekrar
açıldığında ne kadar sevinmiştik. Zira başka bir örneği olmayan sahne
binasındaki kabartma eserler artık gezilebilecek ve görülebilecekti. Öyle de
oldu. Ancak şu an yaşanan başka: Siz bu muhteşem eserler önünde hayranlıkla
Zeus ve Selene’nin hikâyesini izlerken, binanın arkasından geçen kamyonun
titreşimi ve gürültüsü içinizi acıtıyor. Perge’ye yüzyılların, savaşların,
afetlerin veremediği hasarı maalesef biz veriyoruz.
Bir çözüm olmalı….
TURİZM
İŞLETMELERİ ÇALIŞANLARINA MÜZEKART HEDİYE ETSİN !
Son yıllarda Kültür Turizmine bakışımız çok şükür
biraz değişti. Kalıcı ve sürdürülebilir bir turizm için ‘Her Şey Dâhil’ in tek
başına yetmeyeceğini kime sorsanız söyler artık. Turizm gelirlerimizin
düşüklüğünden şikâyet ederken sadece otel fiyatının, uçak biletinin ya da paket
programın fiyatının artmasının anlaşılmaması gerektiğini, bununla birlikte
ülkenin kültürel ve etnografik değerlerinin de öne çıkarılmasının ve
pazarlanmasının önemini birçoğumuz biliyoruz.
O halde sahip çıkalım!
Mesela önce şuradan başlayalım: Bütün turizm
işletmeleri çalışanlarına 60 TL lik Müze Kart hediye etsin. İki milyona
yaklaşan Turizm Çalışanlarımız ülkemizin dört bir köşesindeki birbirinden
değerli 300 antik şehri bir yıl boyunca gezebilsinler. Ortak bir kültür bilinci
ve tarihi eserleri sahiplenme duygusu oluşsun. Onlar gezip gördüklerini
muhatabı oldukları turistlere anlatsınlar. Kendi reklamımızı kendimiz yapalım. Turizmci bu sürece böylesine küçük bir
dokunuşla önemli katkı verebilir. Kültür Turizm Bakanlığı bu yıl müze karta zam
yapmadı. Sadece 60 TL ile bir yıl boyunca bütün Türkiye’deki ören yerlerini
gezebilirsiniz. Zaten bana göre artık cebinde Müze kartı olmayan hiçbir
turizmcimiz kalmamalı.
2023 yılının ülkemize ve insanlığa barış ve refah
getirmesi dileğimle…
Yorumlar
Yorum Gönder