ÇILGIN
DONDURMACI
Antalya’da
turistlerin en çok selfie çektirdiği kişi büyük bir olasılıkla Çılgın Dondurmacı Mehmet Dinç ‘tir. Siz
belki de tanıyorsunuzdur, ben henüz öğrendim. Yaklaşık iki yıldır dünyanın birçok
ülkesinden insanlar akın akın Antalya’ya gelip, Çılgın Dondurmacıyı ziyaret
ediyor, dondurma alırken onunla dans ediyor, videolar çekip kendi ülkesinde
paylaşıyorlar. Onu yerinde görmek için otobüslerle turlar bile düzenleniyor.
Pakistan’dan, Amerika’ya hayranları, takipçileri var. Yeri Antalya Kundu
bölgesinde bir alışveriş merkezinin önü. İki dondurma tezgahı, bir küçük
sahnesi ve bir de Cefe si var. Bu alan her gün gece gündüz yerli yabancı turist akınına uğruyor. Hele
geceleri açık hava diskosu gibi bir ortam var. Tek sıkıcı olan saatlerce aynı
şarkının çalıyor olması. Ama insanlar bundan rahatsız değil. Bıraksan sabaha
kadar aynı şarkıyı dinleyip, dondurma dansı yapabilirler. Özellikle Ortadoğulu
turistler, çoluk çocuk saatlerce oradalar…
Bu
ilginin sırrını merak ettim açıkçası. Bu acaba içi boş, üç beş dans ve basit
bir müzikten oluşan şişirilmiş bir balon mu? yoksa gerçekten, gün be gün
büyüyen ve uluslararası alana yayılarak milyonlarca kişiye peşine takan gerçek
bir başarı hikayesi mi ?
Tesadüfen
sosyal medyada rastladığım ve mekan Antalya olunca dikkatimi çeken Çılgın
dondurmacının hikayesini merak ettim. Cuma akşamı gidip yerinde olanı biteni
izledim. Gördüklerim inanılacak gibi değildi. Akşam saatlerinden itibaren
insanlar akın akın gelip Çılgın dondurmacıyı beklemeye başladılar. O daha henüz
ortada yokken, dondurma standı ile bile selfie çektirenler, piste çıkıp dans edenler,
telefondan onun bestesi ‘kalbimsin’i dinleyenler, biraz sonra başlayacak olan
şenliğin heyecanı içindeydiler. Dondurmacı
birden bilinen o meşhur şarkı ile birlikte bir yerlerden çıkıp gelerek dondurma
tezgâhına geçtiğinde kalabalıktan sanki gol olmuş gibi bir uğultu yükseldi.
Çoğu turist olan yüzlerce insan onun gelmesiyle adeta kendinden geçti. Telefona
sarılıp canlı yayın yapanlar, selfie çektirenler, dans edenler… Resmen küçük
bir izdiham yaşadık.
Biraz
izledim ve ertesi gün buluşmak üzere sözleşerek kalabalıktan sıyrıldım…
Ertesi
gün gecenin yorgunluğuna rağmen erkenden gelmiş, kahvesini koymuş beni bekliyordu. Ben sordum
o cevapladı, buyurun:
RY:
çılgın dondurmacı kimdir?
MD: Antakya doğumluyum, çiftçi çocuğuyum. Uzun
yıllar Antakya’da inşaatlarda, pastanelerde çalıştıktan sonra 2019 da
Antalya’ya geldim ve bir dondurmacıda çalışmaya başladım.
RY:
çılgın dondurmacı fikri nasıl doğdu?
MD: Burası turistik bir bölge. Ve dondurma çok
sevilen bir şey. Bende buradan başladım, ama beklediğim gibi olmadı. Önceleri
sabahtan akşama kadar boş geçen günler oluyordu. Diğer dondurmacı ustalarını
izledim, onların sanatından, şovlarından etkilendim, ama tutunabilmem için
benim farklı bir şeyler yapmam gerektiğini düşünüyordum. Dondurma satarken
hareketli, canlı müziklerle dans etmeye ve karşımdakinin bana katılmasını
sağladım. Bu çok ilgi gördü. İnsanlar sadece dondurma almaya değil, dondurma
alırken eğlenmeye, dans etmeye, diğer insanları izlemeye geliyorlardı. Bu
sinerji her geçen gün daha da arttı ve benim konseptimi oluşturdu.
RY:
senin tanınman ne zaman, nasıl oldu?
MN: Antalya’ya 2019 da geldim ve Kundu’da bir
dondurmacıda çalışmaya başladım. 2020 de kendi işimi kurdum. Küçük bir dondurma
tezgâhında turistlere dondurma satmaya başladım. O sırada pandemi çıktı ve
birden her yer boşaldı. Kâbus gibi bir zamandı ama durmadım, hep buradaydım,
geldim işimi nasıl büyütürüm, ona kafa yordum. O sırada az da olsa gelen
turistlerin yaptıkları yayınlar, pandemiden dolayı evlerine kapanan insanlara
büyük moral oldu. Videolarım elden ele, ülkeden ülkeye yayıldı. Tanınmam
aslında bu sürede oldu, yani sokaklarda kimseler yokken, insanlar evlerine
kapanmışken, pandemi süresinde tanındım. Sosyal Medya sayesinde dünyanın birçok
yerinde takipçilerim oldu.
RY:
nerelerde mesela? Ne kadar?
MN: Dünyanın her yerinde diyebilirim.
Özellikle o dönem bölgeye gelen Orta Doğu ülkelerinin insanları beni
bağırlarına bastılar. Avrupalılar, Ruslar, Ukraynalılar burada hep birlikte söyledik,
dans ettik o dönemde. Ne kadar tanındım? yine sosyal medya üzerinden söyleyeyim,
çok hızlı gelişti kısa sürede Tik Tok ta 17 milyon, Facebookta 3,5 milyon,
İnstagramda 1 milyon takipçim oldu. Sürekli benim yayınlarımı izliyorlar.
Youtube da videolarım birkaç milyon tıklama alıyor.
RY: o
takipçilerin hepsi gerçek kişimi?
MN: tabii abi kesinlikle…. kontrol
edebilirsiniz.
RY:
çalıp dans ettiğin şarkı kimin?
MN: daha önce başka bir şarkı vardı. Sahibi
arkadaşımdı. Konuştuk, anlaştık ancak biraz tanınınca telif sorunu çıkardı. O
şarkıdan vazgeçtim. Oturup ‘ kalbimsin’ şarkısını yazdım ve besteledim. Bu
şarkı da aldı başını gitti, herkesin diline dolandı. Dansla bütünleşti.
RY: Mehmet sen Antalya’nın Nusret’i misin?
MD: sanmıyorum, ortak yönümüz belki kendimize
has tarzlarımızın olması ve sosyal medya üzerinden gidiyor olmamız olabilir.
Herkesin kendine özgü farklı bir başarı hikayesi var.
RY:
peki sen ne satıyorsun, sadece dondurma mı?
MD: insanlar arasında kardeşlik duygusunu
pekiştiren bir samimiyet satıyorum. Dondurma
sadece buna bir araç. Şunu gördük ki dünyanın bütün insanları Kundu’da bir
alışveriş merkezinin önünde 9 metrekarelik bir sahnenin içinde, önünde, yanında
veya üstünde bir araya gelip birkaç güzel dakikayı beraberce yaşayabiliyorlar.
Buna vesile olduğum için çok mutlu oluyorum. Bu da bana yeter...
Dünyaca
tanınmış ‘Nusret’ , ‘CZN Burak ‘ ‘Tostçu Erol’dan’ sonra Antalya’nın da bir
fenomeni mi doğuyor dersiniz? Gidip,
görün siz karar verin…
Bu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSil