YERLİ TURİST İSTEKLİ AMA TEMKİNLİ
Bayrama doğru yerli turistin
pandemi, savaş
ve artan fiyatlar sonrası eğilimi
önemli bir gösterge olarak merak ediliyor. Bir yanda pandemi nedeni ile iki
yıldır bastırılmış,
kısıtlanmış tatil arzusu, diğer yanda
konaklamadan, ulaşıma tatilin
bedelinin artması
iç pazarın en önemli konusu haline geldi. Bu konuda sektörün üç önemli firmasının
en yetkilileri ile telefon görüşmeleri
yaparak notlarımı aldım. Jolly Tur Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar,
Tatil Sepeti Genel Müdürü Koray Küçükyılmaz ve Coral
Travel Türkiye
Genel Müdürü Mehmet Kamçı şeffaf
samimi bir şekilde iç turizmin bugününü gerçek
rakamlar ve olası öngörüler ışığında
değerlendirdiler.
Önce bu görüşmeler kapsamında Türkiye’de
her krizde kapısı çalınan iç pazarın paket tur röntgenini çekelim.
Son yıllarda artan iç turizm
hareketi dönemsel olarak değişmekle birlikte
yıllık 5 ila 10 milyon Türk Vatandaşı
acentaları vasıtası ile seyahat ediyor. Tercihleri ise ortalama olarak şu şekilde:
% 70 Otel Tatili ( Ege ve
Akdeniz)
% 20 Yurt İçi Kültür Turları
%10 Yurt Dışı Turları
Yabancı turistlerin – ulaşımdan ve sezon kısalığından dolayı – pek gitmediği Kuzey Ege’den ,
Mersin’e kadar olan sahil bölgeleri yerli turistlerin en çok tercih ettiği bölgeler. Bodrum, Çeşme, Belek ise
Bayramların en gözde bölgeleri. Kültür
turları Doğu
Expresinden, Çanakkaleye,
Eskişehirden,
Likya bölgesine
oldukça çeşitli.
GAP turu, Karadeniz ve Kapadokya bölgesi kültür turlarının
gözdeleri. Yurt dışına gelince en
büyük dert Vize maliyeti. Bu yüzden vizesiz ülkeler daha çok tercih
ediliyor. Balkan Turları başı çekerken, İtalya, Orta
Avrupa ve Endülüs yurt dışı turlarının
yıldızları.
Dünyadaki bütün ülkeler
krizlere dayanıklı olan iç pazarlarına dört elle sarılıyor. Ve neredeyse bütün ülkeler
resmi kaynaklar aracılığı ile önce kendi ülkelerini gezmeleri konusunda telkinde bulunuyorlar. Buna rağmen insanların
yurt dışına gitmeleri
engellenemiyor. Ancak dağılım oldukça makul. Bir çok
Avrupa ülkesinin turistlerinin % 30 u
kendi ülkesini , % 70 yurt dışını tercih ediyor.
Mesela Almanya’yı her yıl 25 milyon Alman geziyor. Biz, en iyimser olan Mete Vardar’ın 10 milyon tahmininde bile henüz bu oranlardan
çok uzağız.
Danıştığım
3 değerli
isme bundan sonra iç pazarın nasıl devam edeceğini sordum. Yaşanan bütün olumsuzluklara
rağmen
tatil arzusunun arttığını ve neredeyse
2019 sayılarına yaklaştıklarını vurguladılar. Pandemide
ayakta kalmaya çalışan acentalar, Şubat ayı ile birlikte
savaşın yarattığı
olumsuzluklarla boğuşuyorlar.
Özellikle ulaşımın ve otel
fiyatlarının artması sunulan ürünün eskisinden daha yüksek bir fiyatla
satılmasını gerektiriyor. Bir çok kolaylıkla bu düğüm çözülmeye çalışılıyor. Mesela yapılan rezervasyonun son 3 günde
iptal edilip paranın tamamen iadesi bile sağlanıyor. Çünkü kimse artık önünü göremiyor ve
tatilini alırken riske girmek istemiyor. Artan maliyete rağmen tatilinden
vazgeçmek
istemeyenlerin tercihleri şöyle oluyor.
-
Konaklama süresi kısalıyor,
-
Daha uygun fiyatlı bölge ve
oteller tercih ediliyor,
-
Daha hesaplı olan kültür
turlarına yöneliyorlar
İnsanlar
2 yıldır yaşadığı
pandemiden tatilin vereceği
enerji ve moralle kurtulmaya çalışırken,
kendi bütçelerine göre tatili oluşturmayı öğrendiler.
Bu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSil