KIBRIS TRENİ KAÇIRIYOR….
KKTC
TRENİ KAÇIRIYOR…
‘Şu anda
dünyada en zor nereye seyahat edilebilir?’ diye sorulursa, korkarım cevaplardan
biri’ Kuzey Kıbrıs’ olabilir… Ada, koronayı, pcr testlerini, karantinayı ve
koronaya bağlı ölüm vakalarını ilk yaşayan ülkelerden biri idi. Dolayısı ile
radikal tedbirler alarak çözüme gitme konusunda yerden göğe kadar haklılar. Bununla
birlikte neredeyse her gün koronaya bağlı yeni kararların alındığı bir süreçten
geçiyoruz. Özellikle mayıs ortasından bugüne hayatımızdaki hızlı değişimlerin farkındasınızdır.
KKTC bu hızlı tempoya ayak uydurarak normalleşme sürecini ıskalamamalı. Sanki
alınan tedbirlerin dünyadaki son gelişmelere göre revize edilmesinde geç
kalıyor gibiyiz. Oysa mayıs ortasından beri turizm hareketliliğindeki
esneklikleri ve her geçen gün artan turizm trafiğini takip edenler, korona
sonrasında özellikle Adaların revaçta olduğunu ve çok büyük taleplerin
oluştuğunu biliyorlar. Girit, Rodos, Mayorka, Kanarya adaları bırakın oda
verebilmeyi, misafirlere kiralayacak araba bile bulmakta güçlük yaşıyorlar.
Rent a Car fiyatları otel fiyatlarını geçmiş durumda. Lutfhansa talebi
karşılamak için iki katlı 500 kişilik Jumbo Jet ile Mayorka seferlerini
başlatıyor.
Bu
aralar Akdeniz’de bir Ada olmak çok revaçta.
Kuzey
Kıbrıs zengin tarihi ve kültürü ve doğal güzellikleri ile Akdeniz’in en güzel adalarından birisi ve turizm imkanları ile ideal bir tatil ülkesi. Hal böyle iken, halen sürdürülen radikal tedbirler dünyaya ‘turist istemiyor’ izlenimi verebilir.
Geçen
sene 10 mart günü Kuzey Kıbrıs’ta ilk korona vakalarında turistlerimizi hastanelere
taşımış, otelleri karantinaya almış ve süre bitince apar topar hepsini sağ
salim ülkelerine göndermiştik. Bu zorlu sürecin izlerini hala hissettiklerini
ve bu yüzden yoğurdu üfleyerek yediklerini anlamak mümkün. Ancak bugün itibarı
ile çok sey değişti ve koronanın sonlarına doğru, tedbiri elden bırakmamak
koşulu ile yeniden hayata dönüş hamleleri artık birbiri ardına yapılıyor.
AKDENİZ'DE TURİST SAVAŞLARI
KKTC
buna ayak uyduracak hamleleri yapmazsa, sadece bu sezonu kaçırmış olmakla
kalmayıp, elindeki turist portföyünü de Akdeniz’deki rakiplerine kaptırmış
olacak.
Zira bir
Avrupalı turistin bugün KKTC ‘ye seyahat etmesi zaten bürokratik ve siyasi nedenlerle zor
iken, korona vesilesi ile alınan ve hala revize edilmeyen bu katı tedbirlerle
daha da zorlaşıyor.
Anlamakta güçlük çektiğim elektronik el bilekliği ve kapalı devre turizm
faaliyet tedbirlerini bir kenara bırakıp, KKTC de olası yurt dışı seyahatlerde
nasıl bir işleyiş olduğunu irdelemek istiyorum.
İsterseniz
Kuzey Kıbıs Türk Cumhuriyeti Dış İşleri Bakanlığının resmi sitesindeki,
enformasyon dairesinin bugünkü verilerine göre KKTC ye seyahat edebilmenin
şartlarına bir bakalım:
KKTC
aldığı tedbirlerle bugüne kadar kontrolü elinde tutabildi. Vaka ve ölümler
düşük olmakla birlikte aşılanma süreci imkânsızlıklardan dolayı ağır işliyor.
KKTC
ülkeleri 6 renkli kategoriye ayırmış;
Koyu Kırmızı (67 ülke): son 14 gün içinde bu
ülkelerden birinde bulunmuş olanlar ile buralarda yaşayanlar KKTC ye giriş yapamıyorlar. Bunu zaten hemen bir kenara
koyalım zira, KKTC ye gitme şansları hiç yok.
Kırmızı (23 Ülke): bu listedeki
ülkelerden gelen herhangi biri aşı olsun, olmasın seyahatten 72 saat önce
negatif PCR testi alarak ve 10 gün karantinada kalma koşulu ile KKTC ye
gelebilirler. Bu listede Belçika, Hollanda, Fransa, Belarus, Estonya, Slovenya,
Moldova , Litvanya gibi ülkeler bulunuyor. Sanırım kimse 10 gün karantinada
kalmak için 14 günlük tatile gelmez, dolayısı ile bu da bir anlamda bu
ülkelerden gelişlerin oldukça kısıtlanması anlamına geliyor.
Kırmızının bu iki tonu ile KKTC 100 ülke vatandaşlarına kafadan ‘gelmeyin!’ diyor.
Turuncu (29 Ülke): İçinde Türkiye’nin de
bulunduğu bu listedekiler ikiye ayrılıyor:
Aşı yaptırmış,
ya da hastalığı geçirmiş olanlar: yolculuktan 72 saat önce alınan negatif PCR
testi ile karantinasız giriş yapabilecekler.
Aşı
yaptırmamış olanlar: yolculuktan 72 saat önce alınmış negatif PCR testi ile
brilikte 10 günlük karantinayı göze almak zorundalar.
Sarı (17 ülke):
Aşı
yaptırmış olanlar seyahatten 72 saat önce aldıkları negatif PCR testi ile
karantinasız giriş yapabilecekler. Aşı olmamışsa 7 gün karantina mecburiyeti
var. Mesela Polonya, Norveç, Finlandiya, İtalya, Avusturya gibi ülkelerden aşı
yaptırmadan gelecek olanları karantina bekliyor, sadece test yeterli değil.
Yeşil( 6 Ülke): en torpilli bunlar….
Grönland, Malta, Singapur, İsrail, Yeni Zelanda, Avustralya. Bu ülkelerden
aşılı veya hastalığı geçirmiş olarak gelenler için hiçbir kısıtlama yok. Aşı
yoksa sadece 72 saat öncesinden alınmış olan negatif pcr testi geçerli.
Gri (33 ülke): Aşı olsa da olmasa da
72 saat önce alınmış negatif PCR testi ve 14 gün karantinayı göze almak
zorundalar.
175 ülkeden
sorunsuz, şartsız KKTC ye girebilecek sadece 6 ülke var, onlar da aşı olmamışsa
test yaptırmak zorundalar. Dünyada seyahatin böylesine zor olduğu başka neresi var, bilmiyorum.
ŞARTLAR DEĞİŞTİ
Anladığım kadarı ile KKTC tedbir paketini hazırlarken ülkelerin içindeki vakalara bakarak sınıflandırma yapmış ama bir konuyu pas
geçmiş, ülkeler içindeki aşı olanların renginin de aşı olmayanlardan farklı olmalıydı. Mesela Tayland’dan gelen aşılı ile aşısızı aynı kategoride
değerlendirmek, aşının etkisine inanmamak anlamına geliyor, ya da o ülkeden
gelen bilgilerin güvensiz olması anlamına gelir bu.
Başka
bir can alıcı nokta da KKTC ye en çok turist gönderen ülkelerin yer aldığı
Turuncu kategorisinde.(Danimarka, BAE, Güney Kıbrıs, İsviçre, İspanya, Türkiye,
Ukrayna, USA, Almanya, Rusya, Macaristan, İngiltere… ) Bu ülkelerden gelenler aşı yapmış da olsalar PCR testi yaptırmak zorunda. Aşıları tamamlamış
olandan PCR testi istenmesinin ne anlamı var ki ?Niye aşı yaptırdılar o
zaman? Ayrıca aşı olmamışsa hem test
yaptırıp, hem de 10 gün karantinaya girme uygulaması sanırım artık hiçbir yerde
yok.
KKTC nin
hassasiyetini anlıyorum ama Dünya artık seyahatte karantina şartını kaldırıp,
tatilin önünü açmak için şöyle bir uygulamaya geçti:
Aşılı olan = hastalığı geçirmiş
olan = pcr testi yaptırmış olan = hızlı test yaptırmış olan.
Bunların
hepsi birbirine eşit. O yüzden bunlardan birinin yapılmış olması seyahat için yeterli.
Hem aşı olup, hem hest yaptırıp, hem karantinaya girmek gibi bir uygulama
yok.
Bütün
ülkeler bu uygulamaya geçiyor ve meyvesini de hızlıca alıyor. Dün Larnaka’ya
Avrupa’dan 25 uçuş vardı. Kanarya Adaları 60, İbiza 33, Kos 22, Rodos 27, Korfu
26, Rodos 27, Girit 46 , Mayorka 124, Kanarya 60 uçuşla misafirlerini
karşılarken, aynı Akdeniz’deki Ercan havalimanında in cin top oynuyordu.
Bir an
önce yapılması gereken, geç kalmadan Türkiye’nin 1 Haziranda hayata geçirdiği 4
maddelik uygulamayı hemen tesis ederek, olabildiğince kuvvetli bir şekilde dünyaya duyurmak. Hem de bunu
Almanya’nın 1 temmuzu bile beklemeden bugünden itibaren Kıbrıs’ı rizikolu bölge
olmaktan çıkardığı bugün hayata geçirmeliyiz.
Ya
aşılı, ya testli, ya pcr lı, ha hızlı testli olarak herkes seyahat etme
özgürlüğüne sahip….
KKTC nin uluslararası alandaki zorluklarını biliyoruz, bunun üstüne biz de işleri daha zorlaştıracak hamlelerden kaçınmalıyız.
Aksi takdirde Grönland’lıların yolunu gözler dururuz…
Yorumlar
Yorum Gönder