BİRLİKTE BAŞARABİLİRİZ
Sevgili Arkadaşlar,
Turizm hareketliliğinin durma noktasına geldiği son 3 ayda elimizden geldiğince ayakta kalmaya çalıştık, moralimizi yüksek tuttuk, online mesleki dersler yaptık, Covid-19 eğitimi aldık, Yurt dışındaki misafirlerimize mesajlar gönderdik, Alman Dış işleri bakanına mektup bile yazdık.
Oteller , havayolu şirketleri, tur operatörleri geliştirdikleri konseptler ve aldıkları tedbirlerle misafirlerin güvenini sağlamaya çalıştılar. Kültür Turizm Bakanlığı Dünyadaki en kapsamlı Korona Genelgesini sektörün bütün birimlerine bildirdi.
Bütün bu süreçte gelişmeler maalesef pek lehimize ilerlemedi. Seyahat hareketi Avrupa sınırlarına hapsedildi. Bugün 6000 Alman turistin Mayorka’da test tatili yapmaları kararı çıktı. Bu pekala Antalya için de uygulanabilirdi. Madem bu iş test ile oluyor, 6000 kişide Antalya’ya yollayabilirlerdi. Maalesef 1 temmuza kadar kesin , ondan sonrası da belirsiz bir sürecin içinde savrulup duruyoruz. Recepsiyonist elinde register kartı, ahçı kepçesi, housekeeping yastık kılıfı, rehberler mikrofonu, şoför kontakt anahtarı ile aylardır tetikte bekliyor.
Beklemektense bir şeyler yapmak için hala geç değil. Her ne kadar her hamlemiz umutsuzluk duvarlarında parçalansada, yılmadan, vazgeçmeden denemeye devam etmenin, çabalarımızın imkanımız ve gücümüzün yettiği yere kadar taşınmasından yanayım.
Bu bağlamda geçen hafta sonu önemli bir adım atarak ARO Aspendos 2020 projesini hayata geçirmeyi kararlaştırdık. Hemde böyle bir dönemde , imkansızlıklar, moralsizlikler içinde belki Profesyonel Rehberlerin gerçekleştireceği en büyük projeyi yapmayı bütün zorluklarına rağmen gerçekleştirmeye karar verdik. Burada tek güvencemiz uzun yıllardır birlikte bir çok engeli aştığımız ve bugünlere elele vererek geldiğimiz sizlerdiniz.
Bugün bu projenin ilk toplantısını yaptık. Oldukça da ilerledik. Ancak bizi düşündüren tek bir konu hepimizin kafasında asılı duruyordu: katılım konusundaki duyarsızlık....
Belki 30 yıllık mesleki hayatımızda böyle bir etkinlik yaşamadık ve bir daha da yaşama fırsatımız olmayacak. Gelmemek , katılmamak bir yana her bir meslektaşın gerek sosyal mecrada, gerekse bizzat telefonla arayarak en az 4-5 arkadaşını etkinliğe getirmesi gerekir bence. Aylardır oturduğumuz evlerde bütün yaz oturacak gibiyiz. Sadece bir gün 2-3 saatimizi kendi mesleğimize katkı sağlayacak bir etkinlik için ayırmıyorsak çok acı...
İnanın ne gerekli malzeme, ne çekim faaliyetleri, ne resmi makam izinleri, ne mali kısıtlılık kafamızı bu konu kadar mesgul etmedi.
Kendimize sadece şu iki soruyu soralım : kimin için yapılıyor? Kimler o sahnede olmalı?
Hiç bir şey yapmadan herseyin düzeleceğini sanıyormuyuz acaba?
Bir gün herkes pes eder vazgeçerse, çok yazık olur...
Turizm hareketliliğinin durma noktasına geldiği son 3 ayda elimizden geldiğince ayakta kalmaya çalıştık, moralimizi yüksek tuttuk, online mesleki dersler yaptık, Covid-19 eğitimi aldık, Yurt dışındaki misafirlerimize mesajlar gönderdik, Alman Dış işleri bakanına mektup bile yazdık.
Oteller , havayolu şirketleri, tur operatörleri geliştirdikleri konseptler ve aldıkları tedbirlerle misafirlerin güvenini sağlamaya çalıştılar. Kültür Turizm Bakanlığı Dünyadaki en kapsamlı Korona Genelgesini sektörün bütün birimlerine bildirdi.
Bütün bu süreçte gelişmeler maalesef pek lehimize ilerlemedi. Seyahat hareketi Avrupa sınırlarına hapsedildi. Bugün 6000 Alman turistin Mayorka’da test tatili yapmaları kararı çıktı. Bu pekala Antalya için de uygulanabilirdi. Madem bu iş test ile oluyor, 6000 kişide Antalya’ya yollayabilirlerdi. Maalesef 1 temmuza kadar kesin , ondan sonrası da belirsiz bir sürecin içinde savrulup duruyoruz. Recepsiyonist elinde register kartı, ahçı kepçesi, housekeeping yastık kılıfı, rehberler mikrofonu, şoför kontakt anahtarı ile aylardır tetikte bekliyor.
Beklemektense bir şeyler yapmak için hala geç değil. Her ne kadar her hamlemiz umutsuzluk duvarlarında parçalansada, yılmadan, vazgeçmeden denemeye devam etmenin, çabalarımızın imkanımız ve gücümüzün yettiği yere kadar taşınmasından yanayım.
Bu bağlamda geçen hafta sonu önemli bir adım atarak ARO Aspendos 2020 projesini hayata geçirmeyi kararlaştırdık. Hemde böyle bir dönemde , imkansızlıklar, moralsizlikler içinde belki Profesyonel Rehberlerin gerçekleştireceği en büyük projeyi yapmayı bütün zorluklarına rağmen gerçekleştirmeye karar verdik. Burada tek güvencemiz uzun yıllardır birlikte bir çok engeli aştığımız ve bugünlere elele vererek geldiğimiz sizlerdiniz.
Bugün bu projenin ilk toplantısını yaptık. Oldukça da ilerledik. Ancak bizi düşündüren tek bir konu hepimizin kafasında asılı duruyordu: katılım konusundaki duyarsızlık....
Belki 30 yıllık mesleki hayatımızda böyle bir etkinlik yaşamadık ve bir daha da yaşama fırsatımız olmayacak. Gelmemek , katılmamak bir yana her bir meslektaşın gerek sosyal mecrada, gerekse bizzat telefonla arayarak en az 4-5 arkadaşını etkinliğe getirmesi gerekir bence. Aylardır oturduğumuz evlerde bütün yaz oturacak gibiyiz. Sadece bir gün 2-3 saatimizi kendi mesleğimize katkı sağlayacak bir etkinlik için ayırmıyorsak çok acı...
İnanın ne gerekli malzeme, ne çekim faaliyetleri, ne resmi makam izinleri, ne mali kısıtlılık kafamızı bu konu kadar mesgul etmedi.
Kendimize sadece şu iki soruyu soralım : kimin için yapılıyor? Kimler o sahnede olmalı?
Hiç bir şey yapmadan herseyin düzeleceğini sanıyormuyuz acaba?
Bir gün herkes pes eder vazgeçerse, çok yazık olur...
Yorumlar
Yorum Gönder